bursa escort bayan görükle bayan escort

bursa escort görükle escort

perabet giris adresi canli casino perabet 1xbet bahis kacak iddaa alanya escort bayan antalya escort bodrum escort seks hikayeleri sex hikayeleri seks hikayesi izmit escort porno izle

görükle escort escort bayan elit bayan escort escort kızlar bursa vip bayan eskort escort bayanlar escort

istanbul escort
Bugun...


Raşit Yılmaz

facebook-paylas
MUTLULUK OYUNU
Tarih: 12-10-2023 17:34:00 Güncelleme: 12-10-2023 17:34:00


Eğer yaşadığınız ülkede, geleceğe dair umutlarınız var ise, mutlu olmanın yolunu buldunuz demektir.
Ama eğer umutlarınız da harcandıysa hoyrat ellerce, bayramlar bile yas günü, günlük hayat kabusa dönmüştür artık.
Farkında mısınız, yaşanan onca olumsuzluğa rağmen, milletce ‘Her şey yolunda’ oyunu oynuyor, yaşayacaklarımızı bile bile yine de birbirimize umut pompalıyoruz.
Oysa milletçe çok şey kaybettik, milletçe felakete adım adım gidiyor, ama kendimizi hala kandırmayı seçiyoruz.
Bunu yaparken de, yaşadığımız her olumsuzluğun bir dış sorumlusu olduğuna inanıyor, inandırılıyoruz.
Yani milletçe, ülkece, dosta düşmana karşı “Acımadı ki” dedikçe, yaşadığımız yaşatılan acıyı yüreğimizin derinliklerinde hissediyoruz aslında.
Demokrasimizi elimizden aldılar.
Adım adım fakirliği bize dayattılar.
Paramızı pul ettiler.
Fertlikten çıkarıp kul ve teba haline getirdiler.
Çağdaş eğitimin yerine hurafelerin egemen olduğu kitaplar koydular çocuklarımızın önüne.
Dost ülke, dost millet bırakmadılar dünyada..
Güzel ülkemi mülteci kılıklı cihatçıların yol geçen hanına çevirdiler.
Tekke ve zaviyelerde medet arayan, medet uman bir toplum yapısı oluşturdular.
Adalet mekanizmasında onulmaz yaralar açılmasını sağladılar.
Bulguru bile dışardan alır hale geldik.
Etimizi Sırp kasaplarından satın aldığımız gibi.
Paramızı pul ettiler.
Yeşile karşı kurdukları beton orduları ile betonun zaferini ilan ettiler.
Çok uluslu şirketler bir yandan, yerli işbirlikçileri bir yandan ormanlarımızı, yer altı kaynaklarımızı hoyratça yok ediyorlar.
Doğamızı bozdular.
Ve hepsinden önemlisi Cumhuriyet Tarihi boyunca dişimizden tırnağımızdan artırdıklarımız ile inşa ettiğimiz, üreten, istihdam yaratan, ekonominin temel direği fabrikalarımızı, limanlarımızı, haberleşme ağımızı, milli bankalarımızı yerli-yabancı demeden sattılar.
Ve geldiğimiz bu günde, 600 vekilin görev yaptığı, hiçbir yetki ve sorumluluğu olmayan bir meclis var ama, ülkemin geleceği, ülkemin kaderi tek adamın iki dudağı arasında hükümlü. 
Asıl acı olan nedir biliyor musunuz?
Yaşadığımız, bize yaşatılan her olumsuzluğun sorumlusu ya AB ya ABD, ya İsrail.
İçerdeki tek sorumlu ise CE HA PE..
Yani Millet öyle biliyor, yani öyle ezberlettiler olumsuzlukları kabullenmenin yolunu..
Zor günler, zor aylar, zor yıllar var önümüzde.
Düşünmemeye çalışın.
Zira düşündükçe huzursuz olacaksınız.
Zaten o yüzden düşünmeyi de suç sayar hale getirmediler mi?
Baksanıza, düşünen, ama diyen, fakat diyenlerin başına neler geldi, geliyor.
Ama düşünmeden de edemiyor insan.
Düşünmeye başladığında ise yok oluyor geleceğe dair tüm umutlar, sarıyor insanı bir karamsarlık.
İyi günlerde değiliz vesselam.
15 milyona dayanan işsiz sayısı, Dünyanın en yüksek enflasyonu ve faiz oranlarının geçerli olduğu ikinci ülke, eğitimin devlet eliyle bitirildiği bir coğrafya parçası, bilimi, ilmi dogmalarla, sahte din anlayışıyla perdeleyen bir anlayış.
Bölen, parçalayan, baskı kuran bir yönetim yapısı.
Yani akılların başlara alınması dönemi geldi de geçiyor bile.
Bu kabus nasıl bitecek bilmiyorum, ama güzel ülkemle ilgili karamsarlığım her geçen artıyor.
Artık düşünen, ülke için kaygı duyan, ülke sevdalılarının bir araya gelmesi ve “Bu kadar da olmaz kardeşim..” demesi gerekir.
Aksi halde, milletçe, ülkece çok ciddi bir Beka sorunu ile karşı karşıyayız.
Ekimde meclis açılacak.
Yaşanan sıkıntılara dikkat çekmemesi için muhalefetin, şimdiden hazırladılar, meclisi ve milleti oyalayacak bir 'Anaysa değişikliği Paketi..'
Sorarım dostlar, hangi Anayasa, açlıktan guruldayan karınların gurultusunu kesecek,
Hangi Anayasa, yetersiz beslenme yüzünden hastalıklı büyüyen bir nesli sağlıklı bireyler hale getirecek.
Hangi Anayasa değişikliği ülkece yaşadığımız ekonomik felaketten bizi çıkaracak.
Yeni Anayasa oyalamacası yerine bu millet, bu vatan, kuruluş ve kurtuluş reçetesini yeniden önüne koymalı, 100 yıl önce orduları ile topraklarımızı elde etmek isteyenlere karşı yaptığını yapmalı ve 'Bağımsızlık' İlkesi etrafında bir araya gelmelidir.
Neymiş efendim, 'Darbe Anayasası ayıbı.."
22 yıl sonra mı aklınız başınıza geldi.
Muhalefet partileri Ekim'de zor bir sınava giriyor.
Hazırlanacak süslü paketin albenisine kapılıp, Demokrasi Tabutu'na son çivinin çakılacağı gerçeğini unutmamalı, ortak bir tavır ortaya koymalıdır.
Aksi takdirde, Demokrasi'nin son kalesi Türkiye Büyük Millet Meclisi de tamamen devre dışı kalır ve ekonomik değerlerimizden sonra Hürriyetimiz, Bağımsızlığımız, Adaletimiz kısacası geleceğimizi de 'Arap Kostümlü Emperyalizme' hediye ederiz.
Buradan uyarıyorum;
Uyanın artık bu gaflet uykusundan.
Aksi halde yarın çok geç olacak.



Bu yazı 1640 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI