bursa escort bayan görükle bayan escort
perabet giris adresi canli casino perabet 1xbet bahis kacak iddaa alanya escort bayan antalya escort bodrum escort seks hikayeleri sex hikayeleri seks hikayesi izmit escort porno izle
görükle escort escort bayan elit bayan escort escort kızlar bursa vip bayan eskort escort bayanlar escort
|
Tweet |
Salih KALE
Mersin Ticaret Borsası Abdullah Özdemir “Tarım ve gıda sektöründe ivme kaydedildiğini belirterek “Bu alanlarda geleceği bugünden planlama yapmalıyı” dedi.
MTB yönetim kurulu başkanı Abdullah Özdemir HEDEF’e yaptığı özel açıklamada gerçekleri anlatırken geleceğe değindi.
Başkan Özdemir “Kent ekonomimizin en önemli sac ayaklarından biri olan tarım ve gıda sektöründe Mersin, ülkemizin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biridir. Kent ekonomisinin önemli bir bölümü tarımsal üretim, iç ve dış ticaret ile tarıma dayalı sanayiden oluşmaktadır. Ancak son yıllarda iklim değişikliği, kuraklık, su kısıtı, ülkelerin tarım sektöründe uyguladıkları korumacı politikalar, arz ve talepte yaşanan dengesizlikler vb. Hususlar sektörümüzün geleceğine yönelik tehditler yağdırıyor. Gerek ülke, gerekse Mersin ekonomisi açısından mevcut bu risklere karşı başta karar vericiler olmak üzere hepimizin hazırlıklı olması gerekiyor” dedi.
İVME KAYBEDİYORUZ
Özellikle tarım ve gıda sektöründe son yıllarda ivme kaybettiklerinin altını çizen Abdullah Özdemir konuya ilişkin yaptığı geniş değerlendirmede şunları söyledi;
Mersin, bundan 35 yıl önce kişi başına milli gelirde Türkiye 8’incisi iken aradan geçen zaman zarfında 15 sıra gerileyerek23’üncü sıraya düştü. Şu an ilimizin kişi başına düşen milli geliri Türkiye otalamasının yüzde 14 altındadır. Bu gerilemede en önemli unsurlardan biri de tarım ve gıda sektöründeki ivme kaybıdır. Ülkemiz tarımsal hasıla olarak 70 milyar dolar ile en yüksek değere 2010 yılında ulaşmıştı. Ardından tarımsal hasılamız kademeli olarak azalarak 58 milyar dolara geriledi. Mersin tarımsal hasılası ise aynı dönemde 2.5 milyar dolardan 1.7 milyar dolara geriledi. İlimizin tarımsal hasıla düşüş hızı ülkemize kıyasla daha yüksektir.
Bunun en önemli nedenlerinden biri 2010’dan bu yana ülkemizde tarım alanlarının yüzde 2 daralırken, kentimizde yüzde 13 azalmasıdır. Çiftçi sayısında ve tarımsal katma değerde benzer durumlar yaşandı. Aynı dönemde Mersin’in bitkisel üretim değeri dolar bazında yüzde 29 oranında geriledi. En önemli ihraç kalemlerimiz olan yaş sebze ve meyveyi birim fiyat olarak yüzde 15, bakliyatı ise yüzde 20 daha ucuza ihraç ediyoruz.
GÜÇLÜ POZİSYONUMUZ VAR
İlimiz 1 milyon 585 bin hektarlık yüzölçümü ile ülkemiz yüzölçümünün yaklaşık yüzde 2’sini oluşturuyor. İl yüzölçümünün ise yüzde 53’ü ormanlık alan, yüzde 21’i ise tarım arazisidir. Kentimiz tarım arazilerinin yüzde 48’i meyve bahçeleri, yüzde 34’ü tarla bitkileri ve yüzde 9’u sebze alanlarıdır.
Yaşanan bu kan kaybına karşın ilimiz başta sebze ve meyve olmak üzere hem üretim, hem de ihracat açısından güçlü pozisyonunu sürdürüyor. Mersin bitkisel üretim değerinde ülke genelinde 3’üncü, tarımsal gelir ve tarımsal ihracat açısından ise dördüncü sıradadır. Mersin’in tarım ve gıda ihracatı 64 ilimizin ayrı ayrı gerçekleştirdiği toplam ihracat ile kıyaslandığında tamamından daha fazladır. Kentimiz sahip olduğu yüzde 7.3’lük pay ile Türkiye sebze üretiminde ikinci, yüzde 12 ile meyve üretiminde ilk sıradadır.
Türkiye limon , muz, avokado, yafa portakal, king mandalina, yeni dünya ve sakız kabak üretiminin yüzde 40’ından fazlası ilimizde üretilmektedir. Çilek, nektarın, kayısı, erik, keçiboynuzu, sofralık çekirdekli üzüm, sivri biber, iceberg marul üretiminin ise yüzde 20’sinden fazlası yine Mersin’e aittir.
Mersin’in 2022 yılı ihracatının yüzde 64’ü ve ithalatın ise yüzde 53’ü tarım ve gıda ürünlerinden oluşmaktadır. İlimiz yüzde 24’lük pay ile yaş meyve ve sebze, yüzde 88’lik oran ile bakliyat ve yüzde 41 ile narenciye ihracatında Türkiye sıralamasında lider pozisyonundadır.
Türkiye İhracatçılar Meclisinin Türkiye’nin ilk 1000 ihracatçı araştırmasında yer alan 15 Mersinli firmanın 10 tanesi tarım ve gıda sektöründe yer alıyor. İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan “Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu” listesinde yer alan 8 Mersinli firmanın 5 tanesi yine tarım ve gıda sektöründe faaliyet iştigal ediyor.
GELECEĞİ BUGÜNDEN PLANLAMALIYIZ
Bakanlığımız tarafından açıklanan üretim planlamasına yönelik yeni düzenleme ve bu planlama kapsamında oluşturulacak bütüncül politikalar doğru şekilde kurgulanırsa, Mersin önümüzdeki sürece yönelik riskleri etkin bir şekilde yöneterek bir tarım, gıda ve agro endüstri merkezi olabilir.
Bu doğrultuda yeni üretim planlaması ilk aşamada kentimizin güçlü olduğu meyve ve sebze sektöründeki pozisyonunu korumaya öncelik vermelidir. İkinci aşamada ise sahip olduğumuz coğrafyanın temel özelliklerini esas alarak örneğin tropikal ürünlerde olduğu gibi dünya ticaretinde göreceli olarak üstünlüklere sahip ürünler ile ürün hammadde desenimizi genişletmeli ve Pazar çeşitliliğimizi arttırmalıyız.
İhracat potansiyelimizin daha verimli değerlendirilmesi açısından ise Hollanda örneğinde olduğu gibi, katma değeri yüksek ürünlerle tarım-gıda ürünlerinin işlenmesine dayalı sanayimizin gelişimi hedeflenmelidir. Bunları gerçekleştirebilmek için de ilgili teşvikler bu yeni modeli destekleyecek şekilde kurgulanmalı, böylece mevcut sermayenin yatırıma dönüşmesinin önü açılmalıdır.